ÖZEL BİR ÇOCUĞUM VAR


ÖZEL BİR ÇOCUĞUM VAR
ÖZEL BİR ÇOCUĞUM VAR
ENGELLİ ÇOCUĞA SAHİP AİLELERİN GEÇİRDİĞİ DUYGUSAL AŞAMALAR
Aileler için engelli bir bireye sahip olmak yaşamlarının en zor deneyimidir. Çocuğun birtakım davranış ve becerilerinin eksik olması, çevreden gelen olumsuz etkileşimler ve yaşanılabilen birtakım deneyimler de engelin kabul edilebilirliğini zorlaştırmaktadır. Engeli kabullenme sürecinde aileler belirli aşamalardan geçer ve birtakım duygu yoğunlukları yaşarlar. Bu aşamalar;
Şok: Acının verdiği beklenmedik korku ve çaresizlik karşısında verilen ilk tepkilerdir. Şokta daha çok ağlama yaşanır. Aileler, engelli bir çocuğa sahip olmakla, beklemedikleri bir durumla karşı karşıya kalırlar.
İnkar: Gerçekler yokmuş gibi davranarak acı veren yaşama alışma sürecidir. Bu aşamada aile engelli bir çocuğu olduğunu kabul edememektedir. Çocuğunun normal olduğuna ilişkin kanıtlar aramaktadır. Aile uzmandan uzmana başvurarak doğru teşhisi anlamaya çalışmaktadır.
Suçluluk: Ailenin yaşadığı duygular arasında üstesinden gelinmesi en zor olanıdır. “Neden bizim başımıza geldi?”, “Ne yaptım da böyle cezalandırılıyorum” soruları sıkça sorulur.
Suçluluk duygusu, ebeveynlerin enerjilerini tüketir değersizlik ve yetersizlik inancını destekler. Yetersizlik inancı da daha iyi olmak için hep daha fazla çabalamaya yol açar.
Utanç: Çocuğun engelini ebeveyn kendi kusuru olarak algılar bu nedenle de çocuk ile ilgili eleştiriler, önerileri duymamak için sosyalleşmez.
Öfke: Öfke, istenilen sağlıklı çocuğun olmamasıyla yaşanılan hayal kırıklığı ve yaşam planlarının zorunlu değişmesine yönelik kızgınlıkla kendini daha çok gösterir.
Ebeveynler haksızlığa uğradığını düşünürler ve neden kendi başlarına geldiğini sorgularlar. Engelli çocuk, ebeveynin kendine yönelik değerli, yeterli ve sevilen bir insan olduklarına yönelik inançlarını derinden sarsar. Engelli çocuğun kabulünü zorlaştıran bir aşamadır.
Çelişki: İki uçlu duygular yaşanır. Sevgi ve kızgınlık birlikte gidebilir. Çelişki bir anlamda, durumun kabulüne geçiş noktasıdır.
Pazarlık Etme: Bu aşamada aile ‘çocuğumun engeli var ama çok çabalarsak çocuğumuz çok iyi olacaktır’ düşüncesine sahiptir. Bunu gerçekleştirebilecek herkesle anlaşmaya hazırdır. Kabullenme öncesi son çırpınışlardır.
Depresyon: Aile artık bu durumun gerçek olduğunun farkına varmaya başlar. Hangi doktora götürülürse götürülsün ya da hangi tür program verilirse verilsin, çocuk hala engellidir.
Mükemmel çocuğun kaybı gerçeklik kazanmaya başlar ve acı yaşanır. Ne yapılırsa yapılsın çocuğun yaşıtlarını yakalayamayacaklarını anlarlar. Bu nedenle ebeveynler kendini daha çökkün hissederler, çocuğun gelişimini desteklemekten vazgeçerler ya da daha az uğraşırlar.
Kabul ve Uyum: Bu aşamada aile çocuğunun durumunu kabul eder. Çocuğuyla ilgili beklenti ve isteklerini çocuğun durumuna uygun belirlemeye başlar.
Yaşam koşullarına göre amaç ve isteklerin yeniden gözden geçirildiği ömür boyu bir süreçtir. Duygulanımda değişiklikler olsa da hafif geçirilir.
ANAHTAR SÖZCÜK: KABULLENMEK
Sevgili anne ve babalar bu aşamalardan geçmeniz normaldir. Bu aşamalardan farklı şekillerde ve zamanlarda geçebilirsiniz. Sizin için önemli olan gereken desteği alarak bir an önce çocuğunuzla ilgili tanıyı öğrenmek ve engelini kabul ederek çocuğunuzun eğitimine katılmayı hedeflemektir.
Engelli bireyin topluma uyum sağlaması konusunda sizlere çok iş düşmektedir. Engellilik bir farklılıktır bunu kabul ederek nasıl davranmak gerektiğini bilmek gerekir.
Engel neden bu kadar acıdır?
Beklenmediktir.
Yaşamı, hayatımızdaki insanları, bizi etkiler.
Bilinmedik bir şeydir.
Asla hazır olunmaz.
Var olan düzeni bozar.
NEDEN BU AŞAMALAR YAŞANIR?
Engelli bir çocuğa sahip olmak, sağlıklı çocuğun kaybını temsil eder. 9 ay boyunca ve öncesinde sağlıklı çocuk ile ilgili kurulan hayaller yıkılır ve çocuk ile kurulan duygusal bağ zarar görür.
Çocuğun ilk olması, yıllar sonra doğması, uzun tedavilerle doğması, umut bağlanan çocuk olması duygusal bağ üzerinde önemli etkileri vardır.
Örneğin sağlık nedenleri ile çocuğu olmayan ebeveynler kendilerini şanssız, değersiz hissedebilir. Tüp bebek ile doğan çocuğu da engelli olduğunda bu şanssızlık ve değersizlik algısını daha derin yaşarlar.
AİLELERE ÖNERİLER:
v Duygularınızı aile üyeleri ile paylaşın. Duygularınızı göstermekten kaçınmayın. Acı ve öfke gibi doğal duygularla nasıl baş edebileceğinizi öğrenin.
v Yalnız olmadığınızı unutmayın sizin durumunuzda olan birçok aile var.
v Acıma duygusundan kaçının, bunun çocuğunuzun gelişimini olumsuz yönde etkileyeceğini unutmayın.
v Kendinize zaman ayırın. Her zaman kendiniz için sizi rahatlatıp dinlendirecek bir ara zamanın olması size ve çocuğunuza daha fazla yardımcı olacaktır.
v Diğer çocuklarınıza da mutlaka zaman ayırın.
v Engelli bir çocuk için erken teşhis çok önemlidir. Zaman kaybedilmeden hem sağlık hem de eğitim önlemleri alınmalıdır.
v Sizin çocuğunuzun engeli ne olursa olsun farklı özellikleri olan bir çocuktur. Bunu kabullenme noktası anne-baba için ne kadar zor olursa olsun mutluluğunuz ve çocuğunuzun sağlıklı yaşaması için oldukça önemlidir.
v Çocuğun olduğu gibi kabul edilmesi ilerde karşılaşılacak sorunların üstesinden gelinmesinde atılacak önemli adımdır.
v Çocuğun içinde bulunduğu engel türü hakkında bilgi edinin. Bu sayede çocuğunuza nasıl davranacağınızı, nasıl yardımcı olacağınızı, çocuğun yapmış olduğu farklı davranışların kaynağını ve gelişim seyrini daha iyi kavramış olacaksınız.
v Çocuğunuzu sosyal ortamlardan mahrum bırakmayın. Parka götürün, ev gezmelerine götürün. Birlikte sokağa çıkıp yürüyün. Ona çevreyi tanıtın, anlatın.
v Çevrenizdeki insanların tepkileriyle, meraklı bakışlarıyla karşılaşacaksınız. Çocuğunuzu olduğu gibi kabul etmeniz, bütün bu tepkilerden daha az etkilenmenize yardımcı olacaktır. Ve siz çocuğunuzu kabullenmiş bir anne- baba olarak çocuğunuzu topluma daha kolay kabul ettirirsiniz.
v Çocuğunuzdan beklentilerinizi engeli ve özelliklerine göre ayarlayın. Normal bir çocukla karşılaştırıp aynı gelişim düzeyini beklemeyiniz.
MEVLÜT HİÇYILMAZ ÖZEL EĞİTİM UYGULAMA MERKEZİ
REHBERLİK VE PSİKOLOJİK DANIŞMA SERVİSİ
Sema BAHÇECİ AKBAL
Psikolojik Danışman



